Subscribe to Feeds
30 Tem

Tanıdık yüzler,,

Bebe'em      

Bi’ süredir ne günlük ne de başka bi’ yere yazıyorum,
İlk kez bilgisayar başına oturup yazmak geliyor içimden,
Hep yaptığım gibi aklıma gelenleri sadece buraya aktarmak,,

Uzun zamandır asosyal olarak yaşadığım hayatta,
Tekrardan sosyalleşme adımı atıp,
Dün pikniğe gittim abimlerle,
Evet güzel olmasına güzeldi,
Bi’ tek tanıdık yüz yok, herkes herşey yabancı,
Ben yabancı’yım,,

Burda da çok öncesini saymazsak iki yılı doldurmuşumdur,
Pek çok kişi tanıdım,
Kötüleri var mı diye hatırlamıyorum,
Konuştuğum konuşmadığım pek çok insan,

Bilgisayar başında oturup,
Koca koca iki yıl,
Burda gelenlere ve gidenlere tanık olarak,
Gidenlere hep üzülerek,
İçimde bi’ burukluk bırakarak,,

Kimse bilmedi, bilmesini de istemedim zaten,
Belki biraz karşılıksız arkadaşlıklar,
Uzak kalmanın iyi yanları, ardında kalanlara üzülmemeleri,
Bazen kelimeler anlamını yitiriyor,
Konuşacak çok az, belki de hiçbişey kalmıyor,

Hiç konuşmasalarda, konuşmasam da, hep iyi ki var’lar dediklerim,
İyi ki varsınız,
İyi kelimesinin bu cümleden başka nerde çok derin anlamları olmuştur ki,
İyi ki tanımışım, uzaktan olsa da,
Onlar bilmese de,

Şimdi kaç kişi bilir ki, arkalarından yas tutulduğunu,
Onlar için yazıların yazıldığını,
Bi’ çok kişi de gitmeye hazırlanıyor,
Yanına alacakları bi’ bedenleri var,

Yazılası bi’şey bulamadığımda, tıkanıp kalıyorum,
Düşüncelerimin hızına yetişemeyen parmaklarım,
Yazılacak onca şey, söylenecek bi’ çok söz varken,
Bakakalıyorum sonsuza,
Acaba’lar beynimi kemiriyor,
Acaba ben de mi gitsem?

“Gitsem diyorum biraz ölsem,”
Bu cümleyi de giden birinden hatırlıyorum,

Şimdi çok tanıdık yüz buralarda,
Arananlar yok,
Öylece kalıyorum burda,
Ve,

Gitsem diyorum biraz ölsem,,

Yazan: prekerims

End of Article
24 Tem

Saygısız bebe,

Bebe'em      

Lanet olası isyanlarımı kussam iyi olacak,
Nefret ediyorum, tek tek herbirinizden,
Özellikle bi’ kaç kişiden,

Yoksunuz benim için, nasıl olsa bi’ sebep bulup, değerler diyip beni susturabileceksiniz, evet susarım ama sana cevap vermekten korktuğumdan değil, midem bulandığındandır,

Sonra aynı şeyleri siz tekrar edersiniz, kerim neden anlamak istemiyorsunuz diye, anlamıyorum çünkü sevgiyi bile laşka hale getirmişsiniz,
Çünkü rıza gözetip gitmeden önce rıza gösterdiğinizi söylemezsiniz,
Çünkü sizin doğrularınız kılıç gibidir, sizden başkasını keser,

Anlamam ben bu insanları işte, belli bi’ tayfanın arkasından gidip,
Kendilerinden başkalarını kabul etmemelerini,
Kendileri gibi olmayanlara sıfatlar yapıştırmalarını,

Sen nasıl müslümansın diyip koruma görevi üstlenebilir bi’ insan,
Ama ağzından çıkanı kendi kulağı duymaz,
Kendinden başka rıza gözeten kimse yoktur,
Çünkü onların kendi değerleri vardır,
Sanki o değerler başkalarında yokmuş gibi davranırlar,

Hadi beni susturdunuz,
Ya içinizdeki ses, peki ya razı olan var mı bu duruma,
Kendi yaptıklarınızı başkasının suçu gibi göstermekten başka,
He tabii siz çok iyi biliyorsunuz,

Aslında diyorum ya, insalık çoktan ölmüş,
Kendi tutunduğunuz dalların kopmasından korkup, kimseyi o dala tutturmuyorsunuz,

Hadi şimdi benim anlaşılmazlığımı sevin bakalım,
Hadi ölene kadar beni anlamaya çalışın,

Önce seviyorum diyip, sonra şu şu günah demeyin bana,
İşte bu yüzden soğudum, işte bu yüzden nefret ettim insanlardan,
İşte bu sebeplerden dolayı hayatta kalmayı istemiyorum,

Kim nerden bilecek kerim’in halini,
Şimdi düşüncelerinizdeki kabuslardan kurtulun önce,

Sinirlerimin had safasındayım,
Nerdeyse, sizin gelip başıma bela olamayışınızı,
Ben yapmak isterdim size,


Bu yazıları okuyup gülecekler çoktur,
Ben üzgünüm diye üzülmesin diğer kimseler,
He gerçi artık çok kişi okumuyor diye üzülüyordum,
Geçen mesaj atın dediğimde bi’ mesaj geldi sadece,
Sevindim,

Ben gurursuzum ya pardon, belki bu konuya bile layık değilimdir he bebe,
Gerçi bebe diye özümsediğim bebe değilsin ki artık,
Alışkanlıktan öteye gitmiyorsun bebe,
Biliyorum üzüleceksin belki, belki senide ağlatacağım şu anda,
Ama gerçekler bunlar,
Şu an ki düşüncelerim bunlar,
Pişman olmayacağımı biliyorum,
Gelip tekrardan özürde dilemeyeceğim, hiç bekleme bebe,

Umarım insanlığın sonu benim elimden olmaz,

Mekan; Nefretlerimin en uç noktasında,
Zaman; Ölüme beş kala,

Sözün özü: “mezarda nasıl yalnız yatacaksam kendi içimde de öyle yalnız yaşıyorum..”\ anton çehov

Aklını fikrini ve ruhunu sat sende başkasına,
Görüşürüz, pai,

End of Article
20 Tem

meraktan,

Tıngırtılar      

Eş değer yarısı olan bebe,
En çok senden gidilmesini istemiyorum,
Bana gelen herşey olduğu gibi kalsın,
Hiç gitmesin, iyisiyle kötüsüyle kalsın işte,

Belki bencil belki de değil ne fark eder,
Sıfatlarım yavaş yavaş tamlanıyor da,
Şimdide tamlamalar halinde olmasını bekliyorum,

Bilgisayar başında dura dura sağ kolumun dirseğinde biraz ezilme veya çürümeler oluşmuş,
Farklı farklı yerlere günlük yazasım gelmiyor,
Bir sen bir de eş değerin,
Fazla kimse bilmez orayı,
Kuytudadır,
Bazen sana yazmadıklarımı yazarım,
Çok özel değildir,
Aynen burdakini oraya kopyalarım,

Fazla sevmiyorum işte, kalemle haşır neşir olmayı,
Benden ne köy olur ne de kasaba misali,
Öylece kabullendim herşeyi,
Şimdi benden gidenlere de üzülmüyorum,
Daha bi’ ağır oldu kavgalarım kendimle,
Daha bi’ katılaştım,
Daha sağlam duvarlar ördüm önüme,
Görmek isteyipde göremeyenlere hele de,

Fazla zorlamaya gelmez,
incelen yerlere düğüm fayda etmez,
Ben zaten özümde kördüğümüm,
Söze ne hacet beni yaşasınlarda istemem,

Merak etmiyor değilim hani,
Hani kaç kişi benim günlüğümü okuyor,
Bi’ özele istek mi yapsam acaba,
Hani belki de kamu yoklaması da sayılabilir,
Yazdıklarımı seven sevmeyen herkesden bi’ anket tarzı mı olsa yoksa,

Burda olmamın pek bi’ sebebi yok, var mı yoksa,,
Hani kimseye bel bağlamıyorum ya,
Gitsem de kendime, gitmesem de,
İşte acaba ile yaşamaktan ise,

Bu günlüğümü okuyup,
boş olarak mesaj atmanız yeterli,
hadi bakalım kimler çıkacak,
Şimdilik merak içinde gidiyorum,
Aklını fikrini ruhunu sabit tut,
Görüşürüz, pai,,

Günün şarkısı;


Güneşin ufka değdiği yer
Oraya git ama yine gel
Döneceksin diye söz ver
Böylesi hepsinden güzel
Git özlet kendini yine gel
Döneceksin diye söz ver

Dinle uzaktan çalan şarkı hicazdan
Yaktık seninle biz bir yangını yenibaştan
Dinle uzaktan küllerin arasından
Madem herşey biter yine başlar yenibaştan

Bana ne olur ellerini ver
Gideceksin ama yine gel
Döneceksin diye söz ver
Günün Foto’su;

http://www.fotokritik.com/220059
Foto için tıklayınız...

End of Article
18 Tem

sevgili bebe,

Tıngırtılar      

Dön başa oyunu oynuyorum hayatta,
Tam herşey çok güzel derken, bi’ anda biten güzellikler,
Şimdi yorgunum, yeniden doğana kadar böyleyim,
Çok sürmez heralde,

Aslına bakarsan, düşünmemeye çalışıyorum,
Ki gıyabımda söylenenler yenilir yutulur gibin değil,

Ben elimden geleni yaptım, belki de yapamadım,
Ne önemi var bu saatten sonra,

Çok zırvaladım ya,
Sus kerim diyip giderim,
Başım feci ağrıyor, sağlık diliyorum herkese, bazı kişilere akıl sağlığı,,

bugünün şarkısı;
Tutamam ki atarım kendimi denizlere
Şifası sen cefası inat yüreğimin
Ah durdurdum kendimi inan ki her seferinde

Kaçıncı aşk bu kaçıncı beste
Yaşar mı yürek yaşar mı söyle
Sevmiyorum desen yüzüme
İnanmaz içim inanmaz işte

Tövbe de tövbe de yaparım
Tövbe de içinden atarım
Kendimi sen uyurken
Sonumu sen yazdın tövbe de

günün türküsü;
Dudağımda yarım kalan söylenmemiş son sözümdün
Baki olsa da ayrılık
Aşk her daim ölümsüzdür..
Hatırla Sevgili, o eski günleri
Çocuklar gibi

Efkar mektubudur aşkın sözsüz okunur
Yalan dünya dört mevsimde bir bahar olur.
Varsın eller gönül yarası kapanır sansın
Kabuğun altında sevgili
Sen kanayansın

Ömrümüzün son demidir
Dönülmeyen o vedalar
Kuşatıldık zor yıllarda
Yarım kaldı hep o sevdalar

Hatırla Sevgili, o eski günleri
Çocuklar gibi
Efkar mektubudur aşkın sözsüz okunur
Yalan dünya dört mevsimde bir bahar olur.
Varsın eller gönül yarası kapanır sansın
Kabuğun altında sevgili
Sen kanayansın

End of Article
16 Tem

Nereye gidilir ki,

Bebe'em      

Vakit tamam, seni terk ediyorum
Bütün alışkanlıklardan öteye
Yorumsuz bir hayatı seçiyorum
Doymadım inan, kanmadım sevgiye.

Çok fazla söze gerek yok, ben yazdığımda bencilliğim ortaya çıkıyor, kör olduğum hissine kapılıyorlar, siz ne derseniz ben O’yum işte, çok fazla fark etmeyen diyarlar ülkesine gidiyorum şimdi, doymadan, kanmadan gidiyorum işte,

Korkulu geceleri sayar gibi
Birdenbire bir yıldız kayar gibi
Ellerim kurtulacak ellerinden
Bir kuru dal ağaçtan kopar gibi.

Gecelerim hep karanlıktı zaten, gözlerim hep kapalı, aklım uçmuş gitmiş, ne söylediklerimi, ne söylenenleri duyuyordu beynim, kalbim ise çoktan kopup terk etmişti beni, duygu diye hiçbişey kalmamıştı belki de, Şimdi ise kayan yıldıza tutunup gidiyorum burdan, ellerimdeki yara berelerle,

Aşk sabitti gülse hiç dermedik
Bul kendine kuytularda hadi dal
Seninle bir bütün olabilirdik
Hoşçakal gözümün nuru, hoşçakal
Hoşçakal canımın içi, hoşçakal
Hoşçakal iki gözüm, hoşçakal.

Güzel ve anlamlı sözler söylemem, başaramadım, hiçbişeyi başaramadığım gibi, kendimi kaybetmiştim çoktan, kimsenin suçu yoktu, kimseyi suçlamadım, sebepler silinmişti yara almış gönül defterimden, bütün olmak ise masallarımda, şimdi onları da salıveriyorum boşluğa

Vakit tamam seni terk ediyorum
Bu incecik bir veda havasıdır
Parmak uçlarına değen sıcaklık
İncinen bir hayatın yarasıdır.

Gurursuzluk oldu kalmak, ısrar etmek, savaşmak,, bu güne kadar gitmedim, gidemedim kimseden, hep buraya veda ettim, gerçek olmayan sanal parçalara, yaralarımı sarmadan gidiyorum işte,

Kalacak tüm izlerin hayatımda
Gözümden bir damla yaş aktığında
Bir yer bulabilsem seni hatırlatmayan
Kan tarlası gelincik şafağında.

Gözlerimden bi’ kaç damla harici yaş gelmez zorlasam da, belki bi’ gece sessiz sedasız, habersiz ağlarım ruhum bile duymadan, sabah olmasını istemem o gece, karanlık içinde kalan tek ben olmak isterim, ve ölüme gitmek isterim, gideceksem O’rası olmalı yerim,

Ölümse korktum savaşsa hep kaçtım
Vur kendini korkularda hadi al
Sen bir suydun sen bir ilaçtın
Hoşçakal canımın içi, hoşçakal
Hoşçakal gözümün nuru, hoşçakal
Hoşçakal iki gözüm, hoşçakal.

Kendimi vurmayı pek çok kez düşünüp vazgeçenlerdenim evet, savaşa katıldım düşüncelerimde, her seferinde yenildim, yürekten inanmalıymış meğer, hatalarım ve ben, bencilliğimle, gurursuzluğumla ben işte, ilerisi veya gerisi yok bunun, tek kendimin ilacı oldum, beynime çakan gerçeklerle,

Ve şimdi uzaklara gitme vakti, toparlanmaya,
Yeniden doğmaya belkide,
Uzun ve solukluk bi’ yarışa koşmaya,
Ölüler diyarından geçerek,
Bi’ yerlere varmak ümidiyle hızla gitmek,

Kimseyi incitmeden, incinmeden,
Sessiz ve sakin bi’ şekilde,
Sebep kondurmadan yüreğime gitmek isteyişim,
Yeniden kendime gelmeye, belki de
Öylece kalmaya,,

Benim ki gitmek değil, kaçmak işte,
Geri dönüş bileti tarihsiz alınmış,

..
İmza: prekerims

End of Article
© 2007 - 2008 Prekerims.Com. Tüm hakları bana aittir.
Powered by Wordpress & Hosted at Dreamhost
103 sorgu. 2.394 saniye.
En iyi görüntü ve kullanım için; 1024x768 ve üzeri görüntü kullanınız.
Kullanım şartları yerine getirilmeden hiçbir şekilde kopyala-yapıştır yapılamaz.
Sitedeki müzik, video gibi hakları saklı olan metalar tanıtım amaçlıdır. Bu konuda hiçbir sorumluluk kabul edilmemektedir. Kaldırılması istenildiğinde silinecektir.