Hangisi olduğunu bilemediğim, seçemediğim onca şey,
Aklın ermediği, sırrın açıklığa kavuşmayı bilmediği zamanlarda,
Hani hep der ya, içindeki sır olayım diye,
Sıkışıp kalır bi’ yerlere, ansızın çıkıp gelmesi beklenmez,
An’lar anlatır da, bi’ an’ olup kendini açığa vurmaz,
Karanlıklarda gezer de, ışığa çıkmaz,
İşte böyle bi’ gizlilikle yaşar da, yaşadığı bilinmez,
Çok zor geçer günleri de, gıkını çıkarmaz,
Elbette çok güzel yaşıyordu günlerini,
Taa ki o’nunla karşılaşana kadar,
Kendine özgü bi’ düşü vardı,
Hep bu düşü düşünür, bu düşle yaşardı,
İçinde bi’ sır saklardı ya,
Aslında kimse talip olmamıştı bu sırra,
Hep karma karışık yapardı,
Gemici düğümü atarda çözülmesine izin vermezdi,
Bi’ aşk yaşardı, bulutlar üzerinde,
Kendi içinde değil, O’nu severdi, sevildiğinden fazla belki,
Belki de hiç ulaşamayacağı kadar sevilirdi de belli etmezdi,
Gözlerinden ışıltılı gülüşü hiç eksik olmazdı,
Ağlayan gözlerinin tesiri çok kuvvetli değildi,
O bir masaldı belki, belki de bi’ düş,
En turuncusundan, en turuncusuyla yaşanılan,
Hiç bir zaman aklından düşürmediği,
Gün gelir diye bekler sabırla,
Yazar çizer de bi’ türlü anlatamaz derdini,
Asıl yaşadıklarını,
Kendi özünden ayrılır da öyle gelirdi yanına,
Ve hep o öz’ de kavrulup yaşardı,,
Yazan çizen; prekerims
Dipnot; Alıntı yapılması yasaktır, görüldüğü yerde şikayet edilecektir..
End of Article