Adı yalnızlıktı..
Gözlerine yaş düşmemişti o güne kadar..
Hayatın bu kadar zor olduğunu anlamamıştı..
Aşk, acıların en tahammülü zor olanı..
Bilseydi bunları aynı şeyleri yine yaşamak istermiydi bilinmez..
Üzgündü, kırgındı ama yine de içini ferah tutmaya çalışıyordu..
Elinden geldiğince hayata pozitif bakmaya çalışsa da ..
Bir sonraki terkedilişin acısıyla katlanılmaz bir hale düştü..
Hayatın kendisiyle ne alıp veremediği vardı..
Neden terk edilip duruyordu..
Sevgilerinin karşılığını bu şekilde almak kaderi miydi..
Bu düşüncelerle uyuyakalıyordu yatağında..
Huzurlu bir şekilde uyumayalı uzun zaman olmuştu onun için..
Etrafındaki insanlara imreniyor, yeri geliyor sinirleniyordu..
Kalabalıklar içinde yalnız derler ya hani..
İşte o bunları okumuyor, yaşıyordu..
O da artık diğer insanlar tarafından farkedilmeyen biriydi..
Hiç bir farkı yoktu..
Bunun farkındaydı..
Bunu değiştirebilecek bir gücü yoktu..
Kabullenmek zorundaydı artık..
“Ben; kalabalıklar içindeki o yalnız kişiyim..”
Çoğu gün yatağının üzerinde oturur..
Camın kenarında..
Düşünceleriyle konuşur..
Yalnızlığıyla ağlardı..
Günler, aylar, yıllar geçti..
Zamanın herşeyin ilacı olmadığını anladı..
Ne zaman kalan bütün gücünü toparlasa..
Ve hangi dala uzatsa elini, ya dal kırılırdı ya da eline kıymık batardı..
Acılar, hüzünler..
“İşte bu hayatta benim payıma düşende bu olsa gerek” diye düşündü..
Yüreği artık nasır tutmuştu..
Çok fazla etrafında olup biteni sorgulamıyor..
Günü birlik bir yolcu misali sadece yolunu katediyordu..
Ne de olsa bugün vardı, yarın yok..
Öyle masallarda olduğu gibi beyaz atlı bir prens de beklemiyordu hani..
Sadece yaralarını sarmasında yardımcı olabilecek herhangi biri..
Onun için artık kim olursa olsun kafiydi..
Yeterki yükünü hafifletecek biri olsundu yamacında..
Yürekten falan sevmesini de beklemiyordu..
Çünkü onun hayattan beklentileri günler geçtikçe küçülmüştü..
Hani vardır ya hayatta..
Bir kuru ekmeğe, gözleri gülen çocuklar..
İşte şimdiki hali o çocuğun gözlerindeki gibiydi..
Hayatının adı sorulsa..
Verebileceği cevap; yalnızlık ve hüzün olurdu..
Bütün gidenlerin ardından, cebelleştiği hayatta geriye elinde kalan tek şey bunlardı..
Adı hüzündü..
Adı özlemdi..
Adı yalnızlıktı..
O’nun..
Benzer Konular:
Henüz yorum yapılmamış.













