Kendime, kendimden yanıt..
Yeniden başlıyoruz bakalım ne kadar uzun sürecek bu düşünceler..
Eskiden duygusuz olduğumu söylediğim an’larım oldukça çoktur..
Ve duygusuzlaştığımı gördüğüm an’larımda vardır gerilerde..
Bu yine yeniden olmaya devam edecek biliyorum..
Çünkü bunun için kendimi bi’ nevi zorluyorum gibi bişey..
Eğer gözlerimden yaşlar dökülmüyorsa, sebebi budur..
Eskiden gözlerden dökülmeyen yaşların, yüreğinde merhamet bulunmadığı düşüncesiydi..
Şimdi ise duygusuz bi’ insan görüyorum ayna da..
Oysa ben hiç ayna’ya bakmayı sevmem..
Ağlamanın bi’ çok kişi gibi zayıflık belirtisi olduğunu da düşünürdüm..
Ama ağlamak, gerçekten içinde bi’şeyler hissetmekle alakalı olduğunu gördüm..
Yine de şanslı olduğumu düşünüyorum..
Çünkü en azından yağmur yağdığında kendiliğinden ağlıyıveriyorum..
Gerçi bu yaklaşık son on yağmur yağmasında gerçekleşmedi..
İşte bu gün buraya yazmamın sebebi de bu olsa gerek..
Eğer gerçekten bi’şeyler hissetmiyorsam bi’ yerlerde..
Bunun sebebini çevreme borçluyum..
Her ne kadar bazılarına yargısız infazda bulunmuş olsamda..
Kendimi haklı görmekte o kadar ustalaşmışım ki..
Bazenleri oldukça abarttığımı düşünüyorum..
Ama genellikle çevremdekilerin bana yaptıklarını kabullenirim..
Alttan almayı severim, yeter ki belirli bi’ sınırı olsun..
Yoksa savunma mekanızması doğal olarak işlemeye başlıyor..
Bu hayatta en çok düşündüğüm kişi kendim olamazdım..
Ama şöyle bi’ geriye doğru baktığımda..
Tek yaptığım şey..
İnsanların duygularını anlayabilmek olmuş..
Ve bunu kendim için yaptığımı anlıyorum..
Çünkü bazen gerçekten duygusuzlaşabiliyorum..
Bunları beni tanıyan biri’nin okuması ilginç olurdu eminim..
Bak yine kendisi hakkında olmayacak şeyler söylemiş diye..
Kendi paylarında elbet haklılar..
Çünkü her insan asıl benliğini korumak için maske takarak dolaşır etrafta..
Çoğu zaman bu maskeyi takmadığımı kabul ediyorum..
Gerçek yüzümü onlara gösterdiğimde korkuyorlar..
Ve yakınlarımda bi’ tek insan olmamasının sebebini açıklıyor bu da..
En azından taktığım maske beni pek fazla kendime zıt göstermiyor..
Çelişkiler taşımıyor..
Çünkü ben rol yapmasını beceremem..
Rol yapmasını insanları tanıyarak öğrendim denilebilir..
Bu gece kendi içimde bi’ çok soruya yanıt bulmuş olarak görüyorum..
Yani içimdeki ben’in yeniden ortaya çıkışı bu..
Kendi adıma seviniyorum..
Çünkü gerçekten bi’ tek insan yok bunları kulağıyla duyabilecek..
Elbette bundan sonra da olmayacak..
Kapılarım bi’ süre üzerine beton dökülmüş şekilde kalacaklar..
Kimsenin girmesine izin yok..
Bu güne kadar kendime ne kadar çok zoru sormuş olduğumu da farkettim bu sırada..
Aslında bu cevapları başka birinden duymak daha hoş ve daha verimli olurdu benim için..
Her neyse yalnızlığım üzerine daha fazla konuşmayacağım..
Çünkü bu sefer daha çok yanlış anlaşılıyorum..
Ben acı çekmeyi değil, yalnızlığı seviyorum..
Ve yalnızlık beni depreştirmiyor, iyileştiriyor..
Bu güne kadar beni tanıyan insanlardan çoğunlukla acı’yı sevdiğimi duydum..
Gerçek bu değildi tabii ki..
Asıl acı’yı sevenler onlar, çünkü hayatlarında bi’ çok hata var..
Elbette burda kendi’min hatasız olduğunu söylemeye çalışmıyorum..
Eğer hatasız olsaydım, gelipte buraya bu kadar konuşmazdım..
Veya bunun kararını ben vermiyorum..
Her neyse istediğiniz şekilde düşünebilirsiz bu kısmı..
Şimdi biraz rüyasız uyku istiyorum..
Görüşürüz, pai..
Benzer Konular:
Henüz yorum yapılmamış.













