Subscribe to Feeds
16 Haz

Ezelden beri beklenen vuslat..

Bebe'em      

Büyük bi’ boşluk içinde olduğumu söyledim gibi sanki sana..
Ya da söylemek istediklerim arasında kalanlardandır bilmiyorum şu anda..
Hatıraların eskiyen yüzleri gibiyim sanki..
Bi’ o yana, bi’ bu yana savrulmaktan yorulmuş..

Hayatımı parmaklarımın arasına alıp, işte bütün hepsi bu kadar bi’şey diyebilmek..
Bütün herşeyi anlamak diye bi’şey yok..
Bütün yara’ların merhemi yok..
Daha bi’ çok sayılabilir olmayanlar adına..

Bütün yaptığımız biraz daha fazla gürültü patırtı yapmak şu dünya’da..
Bildiklerimin hepsini şuraya yazsam iki satır anca yer kaplar..
Öyle felsefe yapmak falan değil benim amacım..
Ne kadar kafa yorduysam hayat üzerine..
Olan biten herşeye uzaktan birer tanık gibi kalıyoruz..
İşte hayat serüvenin kendi adınıza olan son kısmına geldiğinizde..
Bu kadarmıymış yaşam denilen şey dememek için..
Ne olursa olsun, yapmak istediklerinizi yapmaktan geri kalmayın..
Öyle ya da böyle sonunda işte tüm hepsi bu kadarcık bi’ hayat..
Belki de o kadarını bile hatırlamayacak durumda olabilme ihtimalimiz var..

Sizin için gelinen son nokta her neresi olursa olsun..
En doğru zamanda gelmiş olacaktır elbet..
Ne bi’ eksik, ne bi’ fazla..
An’ı an’ına..

Hem ilk görüşte Aşk’a inanıp, hem ilk görüşte Azrail’e inanmamak olur mu hiç..
İkiside en beklenmedik an’da gelip çalar kapımızı..
Aşk ve Ölüm..
Ezelden beri beklenen vuslat..

-

Yukarısı; nerden esti bilmem..
Yine yazmak istediklerim vardı, kala kala yine diğerleri kaldı..

En kısa zamanda bebe..
En müsait olduğu an’da koynunda sabahlayacağım..
Şimdilik müsade..

End of Article
25 May

İnce bir sızı..

Bebe'em      

Hadi bu gece başbaşa bi’ gece geçirelim seninle..
Olabildiğince eskilerden konuşalım..
Belki kaybettiklerimi buluruz he..
Ne dersin bebe..

Sana bebe diye seslenmeyeli çok uzun zaman oldu di mi..
En son ne zaman kapına sığındım..
En son ne zaman ağlamıştım..
En son ne zaman uzun uzun sohbet etmiştik..
Herşeyi bi’ gün gelecek tekrar hatırlayacağız di’ mi..
O kitap bir gün bizimde elimize tutuşturulacak..
Çok uzun zaman yoktur belki de..
Yatarız kalkarız, yatarız kalkarız..
Bi’ bakmışsın çoktan sırat köprüsüne varmışızdır..

Cümleler o kadar zor kuruluyor ki düşüncelerimde..
Hala eskide kalanların ağırlığını taşıyorum sanki..
Yüküm her zaman hazır..
Biri eksilir, yerine yenisi gelir..
Zaten ne zaman tamamen kurtulabildik ki yüklerimizden..

Bak yine gün geceye döneli çok olmuş..
Dışarıdaki yıldızlardan haber getirdin mi yine..
Bak belki bu son haber alışım olur kim bilir..
Yeni güne uyanmaya nasibimiz yoktur belki..

Dondum ben burda..
Sen ise kim bilir nerelerde..

End of Article
06 May

Ben yine..

Bebe'em, Kısa Notlar      

Yorgunum..
Sözlerimin hiç bi’ anlam ifade etmeyeceğinin farkındayım..
Uyku akıyor gözlerimden..
Kaçmasın diye öyle bayık bayık bakıyorum..
Gözlerimi alıyor şu ekranın ışığı..

Hmm.. Uyumak istiyorum..
Hiç uyanmasam diyorum hani..
Sonra rüya görsem..
Yine çok uzun zaman oldu görmeyeli..
Özel istekte bulunabilseydik..
Seninle el ele..
Aşıklar kervanında dolaşmayı isterdim..
Arkamızdan bin atlı kovalıyor olsaydı..
Soluk soluğa kalsaydık çöl ortasında..

Seninle göz göze olsaydık..
Gecenin en karanlığında..
Kör bi’ insan gibi sevseydik birbirimizi..
Hiç konuşmadan, sessizliğin içinde kaybolsaydık..

Bir sen olsaydın..
Ben olsamasam da olurdu dedirtseydin..
Aşkından yanıp küle döndürseydin..
Dünya’nın diğer ucunda, uçurumun kenarında olsaydık..
Her düşüşümüzde, bulutlar kurtarsaydı ruhumuzu..

Hiç bi’ leke olmasaydı aşk’ın katıksız sayıldığı diyarlarda..
Aç kalsaydık sırf bu yüzden..
Elin elime değmeseydi..
Günahsız sevebilseydik birbirimizi..

Şimdi söyle..
Bana bunları yazdıran hangi duygu(lar)..
Yaşamamışken, yaşamış saydıklarımdan mı?

Ben yine kör olsaydım..
Aşk’ın göz kamaştıran ışıltısından..
Ben yine sağır olsaydım..
Aşk’ın o muntazam sessizliğinden..
Ben yine AŞK olsaydım..
Ruhumun derinliklerinden..

End of Article
02 May

Sevgili’ye..

Bebe'em      

Özlüyorum geçmişte kalan her günü, her an’ı..
Sanki hiç kaybolmasını istemiyorum benliğimden..
Hayatıma devam ediyorum işte..
Her telden şarkı çalıyor..
Fark etmez diyorum..

Gözlerimi kapatıyorum, gerçeklerden saklanmak için..
Görmediğim şeylerden kaçması daha kolay olur diye..
Yazmak geliyor içimden..
Durmadan yazmak..

İnsanları yazmak..
Duyguları yazmak..
Ardından bi’ suskunluk çöküyör üzerime..

Susmak istiyorum..
Kimsenin yapamadığı kadar susmak..
Bulduklarımı susarak kaybetmek istiyorum..
İçinde yara bere bırakmadan..

İçimden bir deli olsaydım diye geçiriyorum..
Daha mı net görebilirdim bazı şeyleri..
Üzerimdeki elbiseler daha kirli olsaydı..
Diğer insanları daha mı iyi anlayabilirdim..

Bu korkular, bu kaçışlar, bu birbirini aldatmacalar..
Bitermiydi, gün yüzüne çıkarabilseydim..
Herkesin duymak istediklerini söyleseydim..
Daha mı iyi arkadaş kalırdık..

Edepsizliğe göz yumsaydım..
Onların hoşlandığı gibi konuşsaydım..
Daha mı çok adam sayılırdım..

Amaçlarım olmadığında mı bu kadar karşısınız bana..
Sizler kadar az düşünmediğimden mi yaşamak zor..

Bak şimdi kaybettiklerime üzülmüyorum..
Ardında hep bi’ sevinç zerresi bulduğum aklıma geldi..

Şimdi ve sonra..
Susmak içindi tüm bu yazılanlar..
Daha iyi anlaşılabilmek için..

Beni anladığında..
Bitecek herşey..

End of Article
18 Nis

Vuu, kafayı yiyorum..

Bebe'em      

Yine uzun zaman oldu sana uğramayalı bebe..
Dizi izlemekten vazgeçtim, gelip biraz bi’şeyler karalayım istedim..
Ama şu anda ne yazacağımı bilmiyorum..
Ondan bundan, hayattan, yaşamaktan, nefes almaktan,
Ve belki de ölümden..
Hayatımızın en anlamlı günü Azrail’i ayak ucumuzda görmemiz mi olacak..

İstemek mi herşeyi değiştirmenin ilk adımı..
Bu güne kadar ne istedim ki..
Ne buldum..

En çok korktuğum şey ölüm olsa..
Bu güne kadar duymaktan başka bi’şeyini görmedim..
Her gün bi’ çok insan ölüyor..
Tanık oldum mu birisine, hayır..

Önümde çok uzun yıllar yokmuş geliyor yaşarken..
Peki ya öldüğümde..
Biraz daha yaşamak için yalvaracak mıyım Azrail’e..
Hiç sanmıyorum..
Peki ya uzun yıllar bu dünya’ üzerinde yapayalnız kalırsam..
Her insanın asıl içindeki korku bu değil midir..
Kendisinin bile yanında olmadığı, yalnızlık..

Tamam çok saçmalamaya başladım yine..
Zaten hiç bi’ şey, benim hayatımda çok büyük farklılıklar yaratamaz..

Yaşadıklarımın tamamen bi’ anlamsızlaştığını fark ediyorum..
Sonra bütün insanlardan nefret etmeye başlıyorum..
Neden bu kadar iç içe geçmiş bi’ hayat diye kızıyorum..

Tüh be..
Tam güzel bi’şeyler gelmişti aklıma..
Yine o aptallaşma sınırlarında dolaşıyorum..
Mal gibi hissediyorum kendimi..

Konuşmak, susmak anlamsız artık..
Dinleyenlere saygım yok..
Sevgi denilen şey, her neyse..
Kaybedeli çok oldu..

Şu an’dan itibaren hayatımın en çok üç yılını hayal edebilirim..
Peki ya ondan sonrası..
Beni korkutan da bu sanırım..
Belirsizlik..
Ne olacağımızı bilememek..
Hayır neler yaşayacağımı merak etmek değil bu..
Bi’ amacımın olmayışı..
Yani beş yıl sonra kendini nerde görüyorsun diye sorulsa, asla cevap veremem..
Ama dileyeceğim tek bi’şey olabilir..
Mezar taşının olmadığı bi’ yerde toprağın altında olmak isterdim derim..

Evet, en az sizler kadar korkuyorum ölmekten..
Cennet, cehennem’in var oluşuna inanmaktır belki sebebi..
Belki de sadece Cennet’ten korkuyorumdur..

Bazen düşünüyorum..
Zaman dursa..
Belki herşey yoluna girer..
Peki ya, zaman gerçekten duruyorsa..
Ya herşey akıp giden bi’ görüntüden ibaretse..

Yok benim en kısa zamanda bi’ hastaneye uğramam lazım..
Hastalık yüzünden değil..

Neyse bu konuyu geçelim..
Bugün yine anlamsız ve uç mevzular’da bi’ çok soru çıktı ortaya..
Neden?, Acaba? falan fıstık fasulye ile doluydu..

Tamam tamam biraz daha konuşursam..
İyice herkes deli olduğumu düşünecek..
Gerçi çoğu kişi için çoktan bana biçilmiş bi’ kaftan var hissedebiliyorum..

Hee, bu arada gerçekten hiçbişey hissetmemeye başladım bu hayatta..
Bugün kafam karma karışık..
Yarını düşünen kim..
Yaşarız ve ölürüz..
Boşver..

Gittim..
Giderken ben’den de çok şey gitti..

End of Article

Humming Through Circles of Light

"Oh Gee!", the Loraz Said with Glee, "I've found a Green Bee in a Truffula Tree!"

GBH Wing Kisses

Pawnee Primrose Sweethearts

Pawnee Primrose Pronghorn Pride

Central Shortgrass Prairie Turbulence

Finding Your Inner Peace

© 2007 - 2010 Prekerims.Com. Tüm hakları bana aittir.
Powered by Wordpress & Hosted at LocalHost
117 sorgu. 0,885 saniye.
En iyi görüntü ve kullanım için; 1280x800 ve üzeri görüntü kullanınız.
Şartname yerine getirilmeden hiçbir şekilde kopyala-yapıştır yapılamaz.
Sitedeki müzik, video gibi hakları saklı olan metalar tanıtım amaçlıdır. Bu konuda hiçbir sorumluluk kabul edilmemektedir. Kaldırılması istenildiğinde silinecektir.