Ezelden beri beklenen vuslat..
Büyük bi’ boşluk içinde olduğumu söyledim gibi sanki sana..
Ya da söylemek istediklerim arasında kalanlardandır bilmiyorum şu anda..
Hatıraların eskiyen yüzleri gibiyim sanki..
Bi’ o yana, bi’ bu yana savrulmaktan yorulmuş..
Hayatımı parmaklarımın arasına alıp, işte bütün hepsi bu kadar bi’şey diyebilmek..
Bütün herşeyi anlamak diye bi’şey yok..
Bütün yara’ların merhemi yok..
Daha bi’ çok sayılabilir olmayanlar adına..
Bütün yaptığımız biraz daha fazla gürültü patırtı yapmak şu dünya’da..
Bildiklerimin hepsini şuraya yazsam iki satır anca yer kaplar..
Öyle felsefe yapmak falan değil benim amacım..
Ne kadar kafa yorduysam hayat üzerine..
Olan biten herşeye uzaktan birer tanık gibi kalıyoruz..
İşte hayat serüvenin kendi adınıza olan son kısmına geldiğinizde..
Bu kadarmıymış yaşam denilen şey dememek için..
Ne olursa olsun, yapmak istediklerinizi yapmaktan geri kalmayın..
Öyle ya da böyle sonunda işte tüm hepsi bu kadarcık bi’ hayat..
Belki de o kadarını bile hatırlamayacak durumda olabilme ihtimalimiz var..
Sizin için gelinen son nokta her neresi olursa olsun..
En doğru zamanda gelmiş olacaktır elbet..
Ne bi’ eksik, ne bi’ fazla..
An’ı an’ına..
Hem ilk görüşte Aşk’a inanıp, hem ilk görüşte Azrail’e inanmamak olur mu hiç..
İkiside en beklenmedik an’da gelip çalar kapımızı..
Aşk ve Ölüm..
Ezelden beri beklenen vuslat..
-
Yukarısı; nerden esti bilmem..
Yine yazmak istediklerim vardı, kala kala yine diğerleri kaldı..
En kısa zamanda bebe..
En müsait olduğu an’da koynunda sabahlayacağım..
Şimdilik müsade..












