Subscribe to Feeds
01 Mar

Başa döneceğiz sanki..

Bebe'em      

Sevgili bebe..

Yine başa dönecekmişiz gibi geliyor..
Çocuksu bi’ hal var üzerimde..
Sabah olduğunda, bugün olanları unutacak gibiyiz..
Yarını sil baştan yaşayacağız sanki..
Hayalden öte bi’şey değil belki de..
Ama bazen hayal etmesi bile güzel oluyor..
Yeniden çocukmuşsun hissine kapılıyorsun..
Olmayacak şeylerin gerçekleşmesini umut ediyorsun..

Bak, uyarmadı deme.. Yine başa gödeneceğiz..
Sen, ben ve kalan bütün zamanımız..
Bize ait ne varsa hafif üzerine toprak örtüp..
Devam edeceğiz kaldığımızdın yerden..
Gün geceye dönecek..
Ay ışığı gözümüzü alacak..
İkimizi de kör edecek belki bu..

Sabah olduğunda bütün sihir bozulacak..
Herkes kendi yoluna gitmeye karar verecek..
Zaman duracak sanki..
Yine aynı sahneyi tekrarladığımızın farkına varacağız..
Ardından çocukluğumuz..
Gece..
Sabah..
Sihir..

İnsan ne kadar aynı şeyleri tekrar etmeyeceğine kendine bi’ sürü söz verse de..
Başladığı noktaya dönmek zorunda kalabiliyor çoğunlukla..
Aynı hatalar, aynı güzel beklentiler..
Daha kötü sonuçlar, kapanması mümkün olmayan yaralar..
Sorsam sana şimdi..
Gelme demezsin..
Sorsalar bana..

Tekrar tekrar söylüyorum..
İçimde bi’ his var..
Yine başa dönecek gibiyiz..
Belki biraz büyümüşüzdür..
Belki yine çocukluk ederiz..
Kim bilir..

End of Article
26 Şub

Gündelik üç olay..

Bebe'em      

Sevgili bebe..

Bugün benim için üç ilginç olay anlatacağım..
Birinci çok kısa olan..
Sima olarak tanıdığım insanların sayısı oldukça fazla..
Daha doğrusu onların beni, benim ise onları tanımadığım anlar çokca..
Bugün akşam, beni her gördüğünde “Naber Kerim Nasılsın” diyen sima olarak tanıdığım ama ismini hiç bilmediğim kişiye “İyi Akşamlar” dedim..
Evet böyle yaşadığım anlar oldukça fazla..
Sokağın başından bizim kapının önüne gelene kadar konuştuk vesaire..
Acaba benim onu tanımadığımı biliyor mu?
Bilse bi’ daha selam verir mi?

-

İkinci olay ise;
Metrobüs durağında arkadaşın yerine benim akbil basmam..
Onun hızla gidip boş otobüse binmesi..
Benim oracıkta sap gibi güvenlik görevlisinin yüzüne masum bi’ surat ifadesiyle bakakalmam hakkında..
Neyseki insaflı biri çıktı ve geç hadi dedi..
Süt dökmüş kedi rolü bayağı bi’ işe yarıyor sanırım..
Her zaman indiğimiz durakta bekliyormuş arkadaş..
Anlattım.. Anlattı..
Güldük..
Hayat her zaman böyle olsa..

-

Üçüncü olaya gelince..
Bu Ankara’ya olacak yolculuğum hakkında..
Böylelikle şunu öğrenmiş oldum..
Ben her zaman uzakta olan insanlarla daha iyi anlaşabiliyorum..
Ya da böyle hissettirdiğinden dolayı bunları düşünüyorum..
İstanbul desen büyük şehir vesaire..

İyi tarafından bakıyorum..
Ankara’ya gitsem yalnızlık çekmem diye düşünüyorum..
Gerisini yaşamadan bilemeyeceğim..

Böyle işte bebe..
Bir yandan İstanbul’-da yalnızlık..
Bir yandan Ankara’-daki kalabalık..

End of Article
25 Şub

Yan yana..

Bebe'em      

Sevgili bebe..

Yan yana iki yabancı gibiyiz artık farkında mısın..
Ya da bana mı öyle geliyor buradan bakınca..
Oysa ne hayallerimiz vardı di’ mi..
Beraber yaşlanma ihtimalleri..
N’olursa olsun ayrılmayız deyişlerimiz..
Bi’ anda bulutlar kayboldu, güneş gözümüzü aldı..
Ve bi’ baktık ki aramızı uçurumlar bürümüş..

Böyle de güzeliz, böyle de iyiyiz..
Fark etmiyor, nasıl olsa alışkanlıklardan kurtulmak gerek..
Zararı dokunmaya başlayınca..
Sakın kendimden ödün vermişim gibi sözler kurma..
Üzülürüm..

Ne günlerdi..
Ve gün geçtikçe iyisi kaybolup kötüsüyle kaldık başbaşa..
Yalnız değilde daha çok çıplak hissettik kendimizi belki..
Sen yoktun, o yoktu..
Tekerrürler baş gösterdi..
Yine aynı hataları yaptık..
Başa sardık..
Sona döndük..
Bi’ fark göremedik..
Bitmeliydi..
Bitti..

Bütün bunları yaşarken daha çok ayrılık yaşadık..
Eşantiyon niyetine..
İyi günlerde kullanın dileğiyle..
“Nur topu gibi yalnızlığınız oldu doyasıya kucaklayabileceğiniz..”
Cümlesiyle çoşan..

Yazmasaydım, aklım kalırdı..
Yan yana gelsek bile artık iki yabancıyız biz..

-

“Vay be, adam neler yazmış” diyesiniz diye yazdım..
Yoksa gün’üm, dün’üm, yarın’ım-dan kimene.. :)

End of Article
25 Şub

Hey gidim hey..

Bebe'em      

Sevgili bebe..

Yazılacak pek farklı bi’şey yok her zamanki gibi..
Yine bi’ umut yazıyoruz işte..
İçimizdeki yüklerden kurtulmak için belki..
Belki eski günlerin hatrına..
Yahut ders almak maksadıyla..
Sebep ne olursa olsun..
Yine başa dönüp, kağıda kaleme sarılıyoruz..

Şöyle bi’ geriye doğru baktığımda..
Ne yaşamışım ki, yazsam belki bi’ sayfa zor çıkar..
Hep aynı nakaratında takılmış gibiyim hayatın..
Gelenler-gidenler..
Sevinçler-hüzünler..
Gün oluyor bi’ bakıyorum..
Herşey silinip gitmiş..

Mesela bu yazılanlar gibi..
Gün gelecek, silinecek..
Gün gelecek, o da gidecek..
Ne farkeder..

Eskilere göre daha iyiyim..
En azından öyle olmam gerektiğinin bilincindeyim..
Şöyle bi’ düşünceye kapıldım mesela..
Her gelen sadece kıyas yapmak için gelmiş gibi..
Hangimiz daha yalnız, hüzünlü, içine kapanık..
Garip, belki böyledir belki değildir..

Hmm.. Eskiler.. Şu sıralar hiç önemli değiller..
Daha çok yalnızım, daha çok hüzünlüyüm..
Böylesi bana yakışır..
Geri kalanlar ise alıp bu dünya’yı başlarına çalabilir..
Benim ilgimi çeken renkli bi’ yanı yok artık..

Hmm.. Ve daha çok karamsar olmuşum..
Bak şimdi ya..
Ne kadar üzüldüm kendime..
En çok sizlere..

Ciddiyetimi kaymetmişim..
Hükümsüzdür..
Bir türlü eskiyi yakalayamıyorum..
Sırf önerilerinizi dikkate aldığımdan böyle oldu sanırım..
Bu kadar kafaya takma, sen mi kurtaracaksın falan..
Hey gidim hey..
Siz şimdi oturun “iyice gıcık biri olmuş” diye düşünün..
Ya da acaba sırf bize mi böyle yapıyor diye..
İşte bunu tam olarak hiç bilemeyeceksiniz..

Neyse özel isim yok nasıl olsa bu yazıda..
Çünkü bir çoğunun adını bile hatırlayamıyorum..
Hep diyordum duygusuzlaşıyorum burada..
Neden kaynaklandığını çözmüş değilim henüz..
Ama son zamanlarda daha iyi anladım..
Gerçekten duygusuz biri olmuşum..

Neyse bunu nasıl anladığımı anlatmayacağım..
Belki başka bi’ sefere..

Yine gitme zamanı..
Ben unuttum..
Siz..
Ne yaparsanız yapın..

End of Article
25 Şub

Yazmak isteseydim..

Bebe'em      

Sevgili bebe..

Sana böyle seslenmeyeli uzun zaman oldu..
Sırf bu cümleyi kurabilmek için yazmıyordum belkide..
Kimse bilmez ben susarken, aklımdan nelerin geçtiğini..
Kimse bilmez nasılda eskileri özlediğimi..
Günler geçiyor ve yaşlanıyoruz hızla..
Zaman diyorlar, herşeyin ilacı..
Tüm derdim kendimim..
Bütün dertlerimin dermanı yine kendim..

Yok böyle bir acı desem yalan olur..
Ne sevdalılar yaşarmış günümüzde..
Açan gül bahçelerinin içinde..
Bilmezdim, bir çok şeyi bilmediğim gibi..

Arkama yaslanıp, uzunca soluklandım..
Öncesinde bir-çok kere öldüm..
Öldürdüm binlerce kez..
Dinmek bilmeyen yağmular altında..

Yoruldum..
Her zaman-ki gibi yine..
Yeniden doğmayı düşünmüyorum..
Küllerimin savrulmasını..
Ardımda bıraktığım mektubun yakılmasını..
Ve bir daha hiç adımın anılmamasını istiyorum..

Varlığım yokluğumda kıymete binmesin..
Yollarımızı en kısa sapakta ayıralım..
Çekip gitmeden önce bir söz söyleme hakkımız olsun..
Temennide bulunmaktan daha ötesini içersin..

Neyse bebe..
Bütün bu sıkıntılara sebep bensem eğer..
Bitirelim bunu bu gece, kimseler bilmeden..

Gecenin karanlığında kaybolup gidelim ikimizde..
Bilmediğimiz yerlere..
Bizi tanımayan diğer insanların ikamet ettiği yere..
Yeni bir ben olsun..
Sana gerek kalmasın..

Bitirelim bu gece..
Adımızın son kez anıldığını farzedelim..
Bırakıp gidelim..
Bilinmezliğe..

Bu kadar yeter..
Ne ben var bu hayatta..
Ne de benden ötesi..
Geri sayım başlasın..

-
Yazmak isteseydim eğer yeniden..
Bunları yazardım bebe..

Zekirdek:15-02-2010, 23:15

End of Article
TOP AP

The Sun is Setting on Another Winter

Narcissistic Orion

Still Yet Spinning

Dipping into the Elkhead Mountains

✾ ❀ Painterly Bouquet ❁  ✿

Arkansas Valley Evening Primrose

Flying Nectar Faery

© 2007 - 2010 Prekerims.Com. Tüm hakları bana aittir.
Powered by Wordpress & Hosted at LocalHost
122 sorgu. 0,680 saniye.
En iyi görüntü ve kullanım için; 1280x800 ve üzeri görüntü kullanınız.
Şartname yerine getirilmeden hiçbir şekilde kopyala-yapıştır yapılamaz.
Sitedeki müzik, video gibi hakları saklı olan metalar tanıtım amaçlıdır. Bu konuda hiçbir sorumluluk kabul edilmemektedir. Kaldırılması istenildiğinde silinecektir.